Selam gençlik!! Bu seferki serimizi izlerken gözleriniz bayram edecek size vereceğim en büyük teminat budur. Dizi boyunca t-shirt adlı arkadaşı üzerlerine bir kez olsun geçirmeyen yüzme klübünün yaşadıklarına tanık olacaksınız. Öncesinde filmi izlemiştim, ki oyuncu seçimlerinin kötü olduğunu düşünüyorum, dizi de hem görsel hem de konu olarak daha çok zevk aldım. Belki de Earth Pirapat'ı çok sevmemden ama izlerken cidden keyif aldığım bir seri oldu. Kendisi benim Tayland yangınım, zaten bir o iki de Talay... Neyse uzatmadan yavaştan diziye geçiyorum.
Konusu: Waii, yüzme kulübünün başkanıdır ve takım Koç’u olan
babasıyla kötü bir ilişkisi vardır. Babasıyla olan inatlaşmasından ötürü uzun
zamandır yarışmalara katılmamıştır. Her şey rutin ilerlerken kulübe Apo adında
bir üye katılır ve Waii’nin oda arkadaşı olarak yurda yerleşir.
(Konu : Morfansub'dan alıntıdır. Kendilerini destekleyin! BL
dünyasının Türkiyedeki nacizane destekçilerinden. Sevgiler olsun)
Waii biraz ukala, kimsenin ne yaptığını önemsemeyen bir gençtir. Yüzme takımının kaptanıdır, ama çok iyi bir yüzücü olmasına rağmen yarışlara katılmayı reddeder. Bunun sebebi ise babasıdır. Babasının en yakın arkadaşı ile beraber olduğunu ve bunu ondan gizlediklerini öğrendiğinde baba-oğul arasındaki ilişki çok kırılgan bir hale gelmiştir ve Waii babasının annesi yerine arkadaşını seçmesini kabullenememektedir. Klübe katılan yeni öğrenci Apo ile başta pek anlamaşalar da yavaş yavaş çocuğun aslında kendine ne kadar benzediğini ve onu anladığını fark eder. Uzun soluklu ilişkisinin yanında Apo'ya karşı da hisleri olduğunu fark eden Waii için gay olma düşüncesi katlanılmazdır. Babası gibi olmak istemez ama bu hislere karşı koymaktada çok zorlanır... Waii tüm bunları kabullenip Apo'yu sevdiğini itiraf edebilecek mi?
Apo anlayışın dibine vuran, arkadaşlarını koruyup kollayan, arkadaş canlısı ve empati seviyesi çok yüksek bir gençtir. Waii'nin babasının büyük bir hayranıdır ve iyi bir yüzücü olmak istemektedir. Waii'nin babası oğluna göz kulak olmasını ister ve aynı oda da yaşamaya başlayan bu ikili için işler başta hiçte kolay olmaz. Waii'nin zor bir kişiliği vardır ve Apo bu kapalı perdeler ardındaki gerçek Waii'yi ortaya çıkarmayı aklına koymuştur bir kere. Onu yakından tanıdıkça bir arkadaştan çok daha fazlası olarak görmeye başladığını fark eder...
Buradan sonrası spoiler, dizinin kısaca anlatımı ve benim
görüşlerimi içerecektir. O yüzden spoiler yemek istemeyen kuşlarımı sevgiyle
kucaklayarak derhal okumayı bırakmalarını öneriyorum, demedi demeyin canlar ben
uyardım.
SPOİLER!!!
Waii umursamaz ve soğuk görünüşünün altında annesini kaybetmiş, babası ve en yakın arkadaşı tarafından kendince ihanete uğramış kırılgan bir çocuk. Sırf eski en yakın arkadaşını görmemek için yüzme yarışlarından uzak duruyor, amaçsızca günlerini geçiriyor... Ama Apo'nun hayatına bir anda girmesi onu da çok değiştiriyor. Onu güvenli bölgesinden bir anda dışarı fırlatan bu çocuğa karşı ne yapacağını şaşırmış durumda...
Çocuğa başta gıcık gıcık davranmaktan geri durmuyor. Ona hazırladığı yemeği yere dökünce ufakta olsa bir pişmanlıkla ilk teslim olma belirtisi gösteriyor. Sonrasında ise yavaş yavaş çocuğun sohbetinden, yanında olmasından memnun olduğunu fark ediyor. Asıl belirsizlikler babası ve en yakın arkadaşının artık 'anne ve babasının bir zamanlar yaşadığı evde- annesinin yatağında' olduğunu öğrenmesi ve bunun acısını Apo'dan çıkarması ile başlıyor. Apo'ya soruyor 'Bir erkeğin nesi bu kadar iyi? Anlamıyorum. Annemin yatağında yatıracak kadar nesi iyi?' Bir anda çocuğu öpmeye başlıyor, hatta daha ileri gidip yatağa yatırıp azda olsa taciz ediyor. Merak ediyor ya işte nesi bu kadar iyiymiş... Asıl üzen kısım ise Apo'nun yenilmişlik ile kendini bırakması oldu benim için, yani çocuğa karşı koymadı ve izin verdi.
Wai biraz sinir biraz da yaptığının pişmanlığı ile soluğu kız arkadaşının evinde alıyor birkaç gün muhattap olmuyorlar ama sonra yine ikili ortayı buluyor. Yavaş yavaş Apo çocuğun hayatındaki sorunlara derman olmaya başlıyor. Yeri geliyor akıl hocası, yer geliyor dert ortağı, bazense suç ortağı oluyorlar... Tüm bunların yanında klüplerinin kapanması için uğraşan bir hatun var (ki sonra o da bunların grubuna katılıyor pişman olup). O ve müdür yüzünden çok uyuz işler ile uğraşmaları gerekiyor, tüm bunlar olurken yüzme klübünün kurtulması için yardıma babasının sevgilisi ve en yakın arkadaşı koşuyor. Bizimki başta gurur falan yapıyor ama sonra yardımını kabul etmek zorunda kalıyor, yavaş yavaş Apo'ya olan duyguları ve çocuğunda teşvik etmesi ile arkadaşı ile ufakta olsa orta yolu buluyorlar ya da biz öyle sanıyoruz... Arkadaşı artık sevdiği adam ve onun oğluna yük olmak istemediğini söyleyerek ortadan kayboluyor. Waii'nin babası dağılıyor tabii ve çocuk kendisini sorumlu hissediyor tüm bu olanlardan, belki de empati kurması kolaylaştığı için... Sonra çocuğu buluyor ve olayları tatlıya bağlıyorlar.
Kız arkadaşına gelirsek... Başta aslında tatlı bir kızdı, gerçekten. Apo'ya çok iyi davrandı, espri yapan kafa hatundu. Ama sonra Apo ve Waii'nin yakınlığını gördü, sevgilisinin kendine olan davranışlarının değiştiğini fark etti ve biz her şeyi yapmaya hazır eli maşalı kız arkadaş profili ile tanıştık. Arka planda Apo'ya laf sokup erkek arkadaşından uzak durmasını söyleyen hatun iken Waii'nin yanında şeker kız Candy havalarındaydı. Sinir bozucu...
Waii'nin canı sıkkın olduğu bir zaman Apo onu memleketine götürmeyi teklif ediyor, aslında sadece ikisi olacakken bir anda bu yüzme grubu aktivitesine dönüyor. Oradayken telefonlar kapalı olma kuralı varken Apo çocuğum rahat duramayıp hep kız arkadaşına rapor vermesini söyleyip duruyor. Akıllı hala kızın ekmeğine yağ sürme derdinde... Waii ise somurtup hayır diyor. 'Bunca zaman herkes benim yerime kararlar verdi. Artık kendi kararlarımı ben vereceğim.' diyerek aslında kendi tarafının Apo'nun yanı olduğunu belirtmiş oluyor. O gün güzel bir öpücük ile taçlandırıyorlar gözümüzü gönlümüzü...
Her şey iyi giderken elbette Waii, Apo ve kız arkadaşı arasında seçim yapmak zorunda kaldı. Daha doğrusu eşşek sıpası bir türlü seçim yapamadı. Apo bunu bile anlayış ile karşıladı, çocuğun odasından taşındı, yüzme yarışlarında ona uğur getirsin diye yanında oldu ve ona uğurlu kolyesini verdi... Ve yurt dışında eğitim görme başvurusu yaptı, ki bu da kabul oldu... Ama bilen hangi dıngıl daha *ben kimi seviyorum acaba?* ikileminde? Doğru bildiğiniz mankafa Waii... Kararını verdiğinde ise çocuğun yurt dışına gitmesine engel olamadı... Durun hemen bu mutsuz son mu demeyin! Sadece mesafeler arasında birbirlerini bekledikleri bir birliktelik oldu. Birkaç yıl sonra Apo'nun Tayland'a dönüp Waii ile buluşmaları ile diziyi finallendirdik...
Dizi fena değildi, keyifliydi. Ama kalbimi hoplatıp beni heyecanlandıran bir tarafı olmadı. (Tabii görsel vücut şölenlerini saymazsak...) Yine de New ve Earth için izlenir. O değilde Earth çocuğum GMM'de kendine bir eş bulamadı diye üzülürken Mix geldi de kurtulduk! İçime su serpildi. Malum New ve Tawan kalıplaşmış çiftimiz, o yüzden New'den umut yoktu LOL Ama artık Mix var! Çıkaracakları seri 'A TALE OF THOUSAND STARS' bu yılın en çok merak ettiğim ve beklediğim serisi... Çok ama çok merak ediyorum. Yakında çıkacak seriler adlı postumda ayrıntısı ile bahsedeceğim ve şu an romanı okuyorum. Çok güzel, çok duygu dolu ve anlamlı bir hikayesi var... Covid 19 sağolsun bu sene gelecekken muhtemelen seneye sarktı ama sağlık olsun. Neyse çok konuştum!
Puanım : 7/10.
Sevgiyle kalın.
Bir sonraki dizimizde görüşmek üzere.
İstediğiniz dizi varsa söyleyin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder