24 Haziran 2020 Çarşamba

Theory of Love (Thai 2019)



Selam gençlik!!! Size getirdiğim yapım çok başka, yani cidden çok başka. BL dünyasının en çılgın ikilisinin başrol olması dışında; konusu, havası, filmlerden yola çıkarak verilen mesajlar, dizi keşke onlar hakkında olsaydı dediğim sürpriz yan çiftimiz... Yani cidden yeme de yanında yat bir seri benim için. OffxGun ikilisini az çok biliyorsunuzdur, adamlar dışarıda neyse dizilerinde de o, yapmacıklık ya da garip gelen sahne yok çünkü ikisi de kendini oynuyor gibi... O yüzden kimyalarını çok beğeniyorum, gerçi Off gibi bir manyağı ancak onun gibi az kafadan kırık Gun çekebilirdi LOL Neyse uzatmadan yavaştan dizimize geçiyorum. Bu dizi için teşekkürler GMM TV!



Konu: Kai fakültenin playboy öğrencisidir. Her fakülteden bir kız arkadaş edinip, sıkılınca ayrılan bir tiptir. Şimdiye kadar sadece kendi fakültesinden kimseyle çıkmamıştır. Hayattaki en büyük mottosu ise ‘Asla arkadaşlarına aşık olma’dır. En yakın arkadaşı olan Third ise Kai’ye aşıktır. Third’ün duygularını yansıtmaya çalışması, itiraf etmek istemesi Kai için bir değişiklik yapacak mıdır?

(Konu : Morfansub'dan alıntıdır. Kendilerini destekleyin! BL dünyasının Türkiyedeki nacizane destekçilerinden. Sevgiler olsun)




Kai, kızlarla gününü gün eden, en büyük hedefi tüm fakülteden hatunlarla çıkmak olan, ukala ve kendini beğenmiş bir arkadaşımızdır. Anlayacağınız bir playboy ve bundan gurur duyuyor. Tipi ve kızlar dışında diğer bir değerlisi ise motoru Charlie, ona kız arkadaşlarından başka kimseyi bindirmiyor. En yakın arkadaşı olan Third'in kendine olan ilgisinin farkında ve bunu utanmadan yeri geldiğinde kullanıyor ancak çocuğa karşı oda boş olmadığını anladığında her şey için geç mi olacak yoksa Third ile mutlu mu olacaklar?





Third tanıştığı ilk andan beri Kai'ya aşık, ancak çocuğun gözleri seksi kızlardan başkasını görmüyor. Yönetmen olmak isteyen Third, internet üzerinden film yorumları yapıyor ve bir tiyatro oyununun hazırlanmasına yardım ediyor. Yaşadıkları ile yavaş yavaş Kai'den uzaklaşırken ikiliyi yolun sonunda neler bekliyor? Aşk mı yoksa geri dönülmeyen bir yol mu?

Buradan sonrası spoiler, dizinin kısaca anlatımı ve benim görüşlerimi içerecektir. O yüzden spoiler yemek istemeyen kuşlarımı sevgiyle kucaklayarak derhal okumayı bırakmalarını öneriyorum, demedi demeyin canlar ben uyardım.



SPOİLER!!!



Third üniversiteye ilk adım attığında açılış merasiminde oynanan oyundaki eşini bulunca gözlerini ondan alamaz, çocuğa daha ilk görüşte vurulmuştur. Zamanla birbirini daha iyi tanıyan ikili yakın arkadaş olurlar ve kızları tavlamaya çalışan Kai'ye içi kahrolsa da destek vermektedir. Yeri gelir çocuk onu eker, kızlardan ayrılırken kullanır ve daha nicesi... Ama Third zorda olsa hepsini sineye çeker. Ancak çocuğun sarhoş olduğu bir gün bir kızı hayal ederek onu öpmesi ve kendinden hoşlandığını düşünmesi üzerine sadece denemek amacıyla onunla flört etmesi bardağı taşıran son damla olur Third için. Artık çocuktan uzaklaşmaya ve bu yıllardır içinde yaşadığı aşkına nokta koymaya karar verir. 


Third kendini yeni tiyatro oyununa adar ve arası bozulan ikili gittikçe birbirinden kopmaya başlar. Bu durumdan rahatsız olan Kai yavaş yavaş yaptığı hatanın farkına varmaya başlar. En yakın arkadaşını özlemektedir. Tiyatroda çocukla beraber çalışan Un'un ise Third'e yazmaktadır herkesin gözünde ve Kai buna sinir olur. Un ve Third'in sürekli yan yana olması ve gülümsemeleri canını sıkmaktadır. Aslında çocuğa ne kadar değer verdiğini ve onu kırdığını anlayan Kai çocuğu geri kazanmak için elinden geleni yapar, ama Third fazla kırılmıştır ve bu beklediği kadar kolay olmaz.


'Bu kadar güzel gülme, sana aşık olacaklar.' 'Haklısın bana herkes aşık olabilir, sen hariç...'
'Aslında artık seni sevmiyorum. Sadece seni geride bırakmak istiyorum.'
'Benim için sen film değilsin, benim gerçeğimsin.'



İşler tersine döner, artık Third kaçarken Kai onu kovalamaktadır ama ne yaparsa yapsın çocuk ona güvenmez ve artık onu sevmediğini, sadece onu geride bırakmak istediğini söyler. Geleceğinden umudu olmasa bile çocuğu otogarda bekler, motoru ile kaza yapar, onun için şarkılar söyler ve tiyatro günü herkesin içinde ona aşkını ilan eder... Sonunda kavuşurlar ama Third'in güvenini kazanmak hiçte kolay olmaz.




Dizi de açıkçası favori çiftim değillerdi ancak izlerken çok keyif aldığımı söylemeliyim. Dediğim gibi OffxGun ikilisi varken onları sevmemek elde değil, ki dizinin akışı, konusu tümüyle mükemmeldi. Hele o filmlere yaptıkları atıflar, sahnelerini kendilerince cover yapmaları... Efsane! 


Gelelim benim mükemmel ikilime! Doğruyu söylemek gerekirse bu ikili kitapta çift değilmiş ve bizde dizinin belli bir kısmına kadar içimizde keşke olsalar desekte bir beklentimiz yoktu. Ancak o da ne gerçekten Un ve Two çift oldular! İşleri başa alıp adam akıllı bir hikayelerinden bahsedelim!


Un, Third'ün iyi bir arkadaşı ve çocukla çok yakından ilgileniyor. Zaten popülerlik konusunda kendilerini yeri geldiğinde sollayan bu çocuğa tüm çete gıcık ve herkesin dilinde dolanan Third'den hoşlanma mevzusu var... Çocuğu hiç sevmiyorlar anlayacağınız. Bir gün bir etkinlik sırasında şarjı biten Two'nun acil adaptöre ihtiyacı oluyor ve uyumlu alet bir tek Two'da var. Adamdan istese de çocuk ona vermeye niyetli değil. 'Zaten karasın, kalbini de karartma!' Bu lafa o kadar gülmüştüm ki! Şaşkın Two'nun şarj aletini vermeyen Un'a tepkisi. Sonunda Third'ün ricası ile cihazı alıyor Two ama ikili ne hikmetse bilgisayarları karıştırıyorlar.



Two lise yıllarından beri Lyn adında bir kızdan hoşlanıyor ama kıza bir türlü açılamamış ve kız şu anda Un'un yakın arkadaşı ile çıkmakta. Çocuğun bilgisayarında kızın fotoğraflarını gören Un onu arkadaşının ilişkisinden uzak durması konusunda uyarıyor. Arası kötü olan bu ikilinin sürtüşmeleri iyice artıyor tabii. Bir gün sinirle fotoğraf makinesini göle fırlatan Two pişman olup geri gölde makineyi aramaya başlıyor, Un ise şans eseri gördüğü çocuğu intihar ediyor zannedip kurtarmaya koşuyor.

'Aptalım değil mi? 'Evet aptalsın ama konu aşk olunca hepimiz birer aptal değil miyiz?'
'Bir aşkı geride bırakmak istiyorsan yeni bir aşk bulmalısın.'

Çekimler için beraber çalışmak zorunda olan ikili tatlı yollardan birbiriyle uğraşmaya devam ediyor. Un çocuğu çok çalıştırıyor, ayak işlerine koşturtuyor, Two ise diğerinin karanlık korkusunu öğrenip bunu ona karşı kullanıyor. Kendine yardımlarından dolayı çocuğu yemeğe çıkaran Un, sen buraya getirdiğim ilk kişisin diyor... (Tabii bunlar olurken güncel izleyen bizim kafalarda çakıyor şimşekler yoksaaa diye ama dizi de hep Un'u Third'e yazıyor gösterdikleri ve kitapta böyle bir ikili olmadığı için yine de kafalarda bir soru işareti var) Hastalanınca Two'ya bakmaya gidiyor ve ödevlerine yardım ediyor... Two farkında olmadan çocuğa karşı oluşturduğu tüm duvarları yıkmaya başlıyor.



Bir gün Lyn ile yemek yiyecekken Un ve başka bir oğlanı sen getirdiğim tek kişisin dediği restaurantta görüyor ve iştahı kaçıyor, onu teselli etmek için söylediği sözleri Third'e söylerken duyuyor ve bu da canını sıkıyor... Farkında olmadan kıskanıyor aslında. Third'e karşı çocuğun tanırlarını fazla içten buluyor ve o da Un'un Third'den hoşlandığına emin oluyor... Okul grubu ile gittikleri bir gezide havuz başında herkes Un'un Third'den hoşlandığını söyleyip dalgasını geçiyor ama buna Un'dan bir yalanlama gelmeyince Two kendine gelmek için havuza atlayıp yüzmeye başlıyor ve o an gördüğü Lyn'e ani bir cesaret ile çıkma teklif ediyor. Bu arada Kai ve Un kavga ediyorlar (Kai onu bir kızı öperken görüyor ve Third'ün peşinde değil misin sen numaracı diye çocuğa dalıyor biraz), daha doğrusu kıskançlık krizindeki Kai çocuğun suratına bir tane geçiriyor. O arada kavga sonunda aslında Un'un Third'ü sadece kardeşi gibi gördüğünü öğreniyoruz. 




'Üzgünüm aklım başımda değildi, sadece sevdiğim kişinin başkasına çıkma teklif ettiğini görünce kendimi kaybettim.' Two kenardan Un'un arkadaşına yaptığı açıklamayı duyunca kafasında acaba soruları dönmeye başlar ve bulduğu ilk fırsatta o kişinin kendisi olup olmadığını sorar Un'a. Aslında daha üniversitenin ilk günü çocuğun kendi fotoğrafını çektiğini sanıp gülmesi ile başlar her şey, o günden beri dikkatini hep üstünde tuttuğu çocuğu uzaktan sevmektedir Un... Ancak artık sevdiği kadınla olduğu için her şeyin çok geç olduğunu söyler. Un'un yurtdışında okumaya gideceğini öğrenen Two içten içe çöker.



'Sam ve Charlie neden birlikte olmadı biliyor musun?' 'Yurtdışına okumaya gitti.' 'Bizim sonumuz nasıl olsun istiyorsun?'



İkili tekrar buluşup aralarındaki sorunları hallederler, Un gitmekten vazgeçer ve yıllar sonra görüğümüz üzere ikisi hala mutludur.



Toparlamak gerekirse çok tatlış ve akıcı bir diziydi, her anını keyif ile izledim. Sonuna kadar tavsiyemdir, hele sonradan gelen ve beni musmutlu eden UnxTwo ikilisi ile tadından yenmeyecek kıvama geliyor dizi. İzleyin, izletin!

Puanım : 9/10.

Sevgiyle kalın.

Bir sonraki dizimizde görüşmek üzere.

İstediğiniz dizi varsa söyleyin.


















En of Love Series (Thai 2020)



Selam gençlik!! Size tap taze, daha fırından yeni çıkıp tükettiğim bir seriden bahsedeceğim bugün. En of Love serisi. 3 çifte odaklanan bir romandan adapte edilmiş. Ana çiftimiz GunxBar (Tossara), yan çiftlerimiz ise VeexMark (Love mechanics) ve NuerxPraram (This is love story). Toplam 11 bölümden oluşan seri de malesef Covid 19 sağolsun yine ana çift dışındakilerin sahneleri kırpılmış durumda :deriniççeker: Yine de güzel seriydi, hele bir çift var ki acayip seveceksiniz! Herkes onlara ayrı bir dizi çekilsin istiyor, merak ediyorsunuz okumaya devam! Bu arada her çiftin hikayesine ayrı puan vereceğim... Yavaştan serimize giriş yapalım!


En of Love Tossara : Gun Tossakan birinci sınıf Tıp Fakültesi öğrencisidir. Liseden beri Mühendislik Fakültesi üçüncü sınıf olan Bar Sarawat’a aşıktır. O zamanlar Gun, annesine verdiği söz nedeniyle Bar’a duygularını ifade edememiş olsa da, artık üniversitede bu şansı kaçırmayacaktır. Gun ve Bar, beraber olabilecek midir? (Kaynak: Morfansub)


En of Love Love Mechanics : Her şey tek taraflı aşkı yüzünden kalbi kırık olan mühendislik öğrencisi Mark'ın sarhoşken barda karşılaştığı kişiyi hoşlandığı çocuk sanması ile başlar. Bu iki mükemmel olmayan insanın aşk hikayesi... (Kaynak: Mydramalist)


En of Love This is Love Story: Mühendislik Fakültesinin playboy erkeği Neua’nın, Gun Tossakan’ın küçük kardeşi Praram’a gizlice aşık olması ve onu kazanmak için verdiği mücadelenin sevimli hikayesi. (Kaynak: Morfansub)

Buradan sonrası spoiler, dizinin kısaca anlatımı ve benim görüşlerimi içerecektir. O yüzden spoiler yemek istemeyen kuşlarımı sevgiyle kucaklayarak derhal okumayı bırakmalarını öneriyorum, demedi demeyin canlar ben uyardım.



SPOİLER!!!

1- En of Love : Tossara


Gun herkesin ölüp bittiği, tıp fakültesinin altın çocuğu. Tüm kızlar hatta oğlanlar bile çocuğa vurgun ancak gelin görün ki Gun 4 yıldır Bar'a aşık. Bunu yıllarca içinde yaşamış ancak bir gün çocuğun kaybolan mühendislik kolyesini (ki thai bl dünyasında mühendislik kolyesi ve anlamını bilmeyenler için hemen bir açıkma olsun. O sizin en değerli varlığınız ve saygınlığınız oluyor, hatta onu birine armağan etmek o kişiye kalbinizi verdiğiniz yani ona aşık olduğunuz anlamına geliyor. O yüzden bu kolyeyi unutmayın!) bulunca yıllardır içinde tuttuğu hisleri çocuğa açmak için eline bir fırsat geçiyor. Çocuğa kolyesini veriyor ve teşekkür olarak onunla flört etmesine izin vermesini istiyor. Bak hele sen şu işe! Bar'a aşkını itiraf etmeyi ve peşinde koşmayı bir türlü bırakmayan Gun yavaş yavaş çocuğun kalbine yerleşiyor. Tüm okul tabii şok içinde, göz bebekleri bir erkekten hoşlanıyor, onların deyimi ile sıradan bir oğlandan. 




İlişkileri gayet tıkırında gidiyor. Arada kıskançlıklar, sorunlar olmuyor değil ama elbette ikili her zaman üstesinden geliyorlar. Ve tüm bunların yanında Bar'a aşık bir çocuk daha var, Mark. Ona olan duygularını itiraf ediyor ama malesef acı bir şekilde reddediliyor ve bu olay sırasında aslında Gun'u sevdiğini itiraf ediyor. 




Doğruyu söylemek gerekirse bu ikiliye çok ısınamadım. Gun'u oynayan çocuğum bana fazla nasıl anlatsam 'awkward' geldi. Karakterlerin içine çok giremedim ve tüm o flört halleri... Ah bana göre değil! LOL Yine de izlenir mi? Evet, idare ederdi. Ama diğer çiftimin yanında malesef dizideki her karakter çok sönük kaldı... 

En of Love Tossara puanım: 6/10.


2- En of Love : Love Mechanics



Mark reddedilmesinin ardından kalbi kırık ve üzgün bir şekilde kendini bar ortamlarına atar. İçer içer kendini kaybedecek noktaya gelir ve yine böyle bir günde barın koridorunda Bar'ı görür (Yalnız cümle jaksdjalk). Çocuğun yanına gidip neden onu sevmediğini, onu kazanmak için ne yapmasını gerektiğini falan sorar ve çocuğu öpmeye çalışır. Vee ise yakın arkadaşlarından Bar'ın reddettiği bu çocuğun kendini o sanması üzerine afallamıştır. Onu kendinden uzaklaştırmaya çalışsa da ufak yapısına rağmen güçlü olan çocuk buna izin vermez. Çocuğun bu durumuna sinirlenen Vee koy gitsin der gibi çocuğu öpmeye başlar ve tek gecelik bir ilişki yaşarlar.



Sabah uyandığında her şeyin farkına varan Mark'ın içini çok büyük bir pişmanlık kaplar. Vee ise hiçbir şey olmamış gibi çocuğa arkadaşından uzak durmasını ve aralarında geçen bu birliktelikten kimseye bahsetmemesini söyler, kendisinin çok sevdiği (!) bir kız arkadaşı vardır da. Kaderin oyunu ya Vee'nin kız arkadaşı da Mark'ın evinin yan tarafında oturmaktadır. O yüzden çocukcağız sürekli bu ikiliyle karşılaşmak zorunda kalır.


Vee'yi görmezden gelmeye çalıştıkça çocuk her defasında karşısına çıkmaktadır. Çalışma grubunda, arkadaş çevresinde, daha doğrusu gittiği her yerde! Ve her defasında ona Bar'ı unutması ile ilgili uyarılarda bulunur. Vee ise çocuğa her şeyi unutmasını söylese de kendini hep çocuğu beklerken ya da izlerken bulur. En yakın arkadaşı Nuer'in ki kendisi Playboy, Mark'ı yeni kurbanı olarak seçmesi hiç hoşuna gitmez ve içinde anlamlandıramadığı bir kıskançlık baş göstermeye başlar.




Kız arkadaşı Ploy'un kendini aldattığını öğrenen Vee soluğu Mark'ın yanında alır ve çocuğu teselli etmeye çalışırken yine kendilerini yatakta bulurlar... Mark ile araları iyidir ve ikisi de birbirinden hoşlandığını kabul etmeye başlarlar. Ploy'dan ayrılacağını ve Mark'ın onu beklemesini söyler... Çocuk bekler bekler bekler ve aradan 1 yıl geçmesine rağmen (ben burada yuh demiştim) Vee bir türlü Ploy ile ilişkilerine dur diyememiş ve kimseye Mark'tan bahsetmemiştir. Bu durumdan artık sıkılan Mark kızdan ayrılması için baskı yapar, Vee de ayrılacağını söyler.




Ayrılacağını söylediği gün ikiliyi öpüşürken yakalayan Mark yine hüsran yine pişmanlık adlı şarkıların eşliğinde ortamı terk eder. Vee üzgün olduğunu söyler, aslında bir veda öpücüğüdür Ploy'a verdiği ama artık kalbinin kırılmasından usanan Mark çocuğu hayatından silmeye karar verir. Eski erkek arkadaşı ile tekrar barışır ve onu unutmaya çalışır, Vee ise perişan haldedir.

'Bana asla arkasını dönmez sanıyordum ama beni bıraktı.' Eee Vee sabrı taşan çocuğun ne yapmasını bekliyordun acaba?




Neyse sonra Vee'nin çok pişman olması ve çocuğun onu sevdiğini herkesin ortasında ilan etmesi üzerine yavaş yavaş tekrar bir araya gelip buzları eritmeye başlarlar. İlişkileri deli dolu, kavganın eksik olmadığı ama günün sonunda hep birbirlerinin kollarında huzur buldukları bir birliktelik olur.





Açıkçası diziyi götüren ikili bunlardı, gidip yorumları okuyun herkes Mark ve Vee'den bahsediyor. Kesinlikle kendi serileri çıkmalı. Aradaki kimya, oyunculuk, konu her şey mükemmeldi. Ben kitabını da okudum ve söylemeliyim ki burada bazı olaylara 5 kızıyorsanız orada 10 kızacaksınız. Mark'ı o kadar çok üzdüler ki çocuğu alıp fanusa koymak ve orada tutarak bütün kötülüklerden sonsuza dek korumak istedim. Çok naif ve iyi kalpli olmasına rağmen hep üzüldü. Vee'den nefret ettim! Gerçekten nefret ettim. 5 kuruş etmez adamın tekiydi, sonuna kadar açıkçası Mark ile beraber olmamasını çok istedim ama malesef gül gibi çocuğumu kaptı! Bencil, sadece kendini düşünen, sevginin daha ne olduğunu bilmeyen, sevgilisini aldatan, kişiliği berbat adamdı. Neyse ki Mark onu az adam etti ama yine de bu melek gibi çocuğu kesinlikle hak etmiyordu. Ah hala dertliyim. 






Söylemeliyim ki bu diğer ilişkiler gibi toz pembe değildi. Gördüğünüz gibi bol acı, aldatma falan derken içinizi şişirecek daha gerçekçi bir hikayeydi benim gözümde. Yin ve War'ın kimyası efsaneydi. Gerçekten! O yüzden bu seriyi ayakta tutan bu ikiliye bütün kucak dolusu sevgilerimi iletiyorum. Her ne kadar Covid yüzünden sizin kısmınız kesilmiş olsa da o 3.5 bölümde kalbime taht kurdunuz. 


En of Love : Love Mechanic puanım: 9/10.


3- En of Love: This is Love Story



Hoşlandığı çocuğun en yakın arkadaşı ile beraber olduğunu öğrenen Nuer hayal kırıklığı ile radarlarını açar ve sıradaki avını beklerken GunxBar ikilisinin nişan davetinde gözüne güzel gülümsemesi olan bir çocuk kestirir. Bu çocuk Gun'un küçük kardeşi Praram'dır! 


Masum ve kendi halinde olan bu çocuğu tavlamak için peşinde çok koşar, çocuk başta ona karşı tepkili olsa da zamanla adamın kalbine girmesine izin verir. Ama bazı sorunlar vardır. Birincisi Gun ikincisi ise Nuer'in playboy kimliği... Aslında Nuer böyle adlandırılsa da öyle değildir. Ona teklif eden herkesle çıkar evet, ama bunu onları kırmamak için yapmıştır. Daha önce sevdiği ve peşinden koşmak istediği kimse olmamıştır. Praram onun için bir ilk! O yüzden çoğu hareketinde ne yapacağını bilemeyip eline yüzüne bulaştırsa da onun bu halleri Praram'ın ona güvenmeye başlamasına yardım eder. 


Praram'ın birde ikizi vardır, Pralak! Bu çocuğu acayip sevdiğimi söylemeliyim. Bilmiş, yardım sever, korumacı ve uyumlu tavırlarıyla kendini çok sevdiriyor. İkizinin akıl hocası ve çocuğu çoğu konuda telkin ederek hep onun yanında oluyor. Pralak ve Praram'ın kıyafetlerini değiştirdiği bir gün Em isminde Mark'ın arkadaşı gelip Praram ile flört ediyor, aslında çocuk onun Pralak olduğunu sanmakta! (Benim isteğim yazarın Em ve Pralak için ayrıca bir roman yazması onları acayip merak ediyorum.) Nuer bu olayı görünce ortalık karışır ve aslında ikilinin birbirine açılması için bir kıvılcım yakar. İkisi birbirini sevdiğini kabul eder ve Gun'u da bir şekilde ikna etmeyi başararak mutlu mesut yaşarlar.




Praram'ı oynayan Benz'i cast ekine kattıkları için öncelikle teşekkür ediyorum. Tam bir melek surat, umarım oyunculuk kariyerinin önü açılır ve onu bol bol görürüz. Ben Nuer'i çok seviyordum, playboy denmesine rağmen aslında hiçte öyle değildi sadece arkadaşları onu böyle adlandırıyordu. Özgüveni eksik küçük bir çocuk gibiydi aslında ve kendini Praram sayesinde yavaş yavaş tanımaya başladı. Oldukça tatlı şeker bir hikayeydi. Ama rahatsız olduğum şeyler var. Arkadaşları çok itici, sürekli laf atıp çocuğu gömüyorlardı, izlerken o kadar rahatsız oldum ki hepsinin kafasına geçiresim geldi ki Mark bunu benim yerime o kadar belli ederek yaşadı ki kendisine buradan da bol öpücük yolluyorum, çocuk reelim. Bir diğeri ise sürekli sosyal medyadan ilerledi dizi, facebook yazışması zart zurt. Yani resmen sahne olsun torba dolsun diye bize aptal aptal sosyal medya ortamı yaptılar... Çok gereksizdi (Yani muhtemelen Covid 19 yüzünden çekemedikleri için yaptılar ama çok gereksizdi). Tatlıydı ama gereksiz sahnesi çoktu, o yüzden izlerken pek keyif alamadım... Yani vereceğim puan sadece Praram ve Nuer'i sevmeme geliyor.

En of Love : This is Love Story puanım: 6/10.

Sevgiyle kalın.

Bir sonraki dizimizde görüşmek üzere.

İstediğiniz dizi varsa söyleyin.

I PROMISED YOU the MOON (Thai-2021)

Herkese merhaba! Uzun zaman oldu, herkesin keyifler iyi mi? Umarım iyidir, çünkü muhtemelen bu yazıyı okurken canınız sıkılacak ya da atlatt...